19 Mart 2012 Pazartesi

Günün Düşündürdükleri 19.03.2012

Ben okuldayken annem hep hangi kitapları okuduğumuzu merak eder, ben bitirince alır, okur ve hep bundan ne kadar büyük bir keyif aldığını söylerdi.

Aynı süreci bende çocuklarımla yaşıyorum.  Hikaye hep onlara destek olmak niyetiyle başlıyor. Bittiğinde, aldığım keyife bakıp kendim için yaptığımı itiraf ediyorum. Bu hikaye sonucunda Küçük Prens’i 3 kez okudum. Her seferinde ayrı bir farkındalık yaşattı.

Kerem’le 8. Sınıfta Fareler ve İnsanlar maceramız oldu. Sınavlara hazırlanırken kitabı bütün kalınlığı ile okutmaya kıyamadım. 80 sayfalık İngilizce özetini okudu. O özet üzerinden giderken neredeyse satır satır anlattım. Böylece Türkçe’sini hatmetmiş oldu. J

Şimdi aynı hikayeleri Rana ile keyifle yaşıyorum.  Biliyorum ona yardım etmek niyeti ile başlıyor süreç.  Ancak geçen gün “bundan sonra hangi kitabı okuyacağım?” diye ona soru sorarken duydum kendimi. J İşte o zaman bu keyfi kendim için yaşadığımı farkettim.

Çocuklarım beni hep bugünde tuttular. Güncel müziği onların zevki doğrultusunda dinledim.  Yaşamlarında hangi noktada duruyorlar, ne hissediyorlar, ne düşünüyorlar? Hep bu kitapları paylaşma anlarında dile geldi.  Ayrıca zihnim, yüreğim hala büyürken, ben zamanda asılı kalabiliyormuşum duygum hep bu paylaşımlar ile beslendi. O anda anneleri olmaktan çıktım, eşit kabul gören bir insan oldum onlar için. Bu nedenle o anların hazzı paha biçilmez.

Şimdi iş  boyut değiştirdi. Artık arkadaşları ile de bu iletişimleri kurabiliyorum. İşte bu benim için Nirvana.

Not: Bu yaşta Kafka okumak çok zevkli. Film seyreder gibi okudum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder